Trigeminal Nevralji Nedir
Başın en büyük siniri olan 5. kranial sinir olan trigeminal siniri etkileyen yüz nevraljisi olarak adlandırılır. Trigeminal sinir, beyinden yüze giden, gözün çevresinin, alnın, diş etinin, çenenin, ısı, basınç, ağrı duyusunun alınmasında sorumludur. Trigeminal nevralji sebebi tam olarak bilinmiyor. Ancak, fiziksel sinir hasarı ve stres gibi faktörler ağrı ataklarını başlatabilir.
Hastalık kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülür, nadiren 50 yaştan gençlerde görülür. Normalde sinir lifleri myelin denilen koruyucu ve iletken bir kılıfla sarılıdır. Bu kılıf aynı zamanda yalıtkan olarak da fonksiyon görür. Bu yalıtım olmaksızın, sinirlerden bilgiler tam olarak iletilemez. Bu da his kaybı, zayıflık veya diğer nörolojik bozukluklar ile sonuçlanır. Trigeminal sinir, kafatasından çıkış deliğinden, kaslara ve yüzdeki dokulara geçtiği yerde hasara uğrayabilir.
Bu hasar sinire direk olarak baskı uyguladığı gibi, biyokimyasal değişiklikler yapabilir. Beynin içindeki anormal kan damarlarıda sinirlere baskı yapabilir. Trigeminal nevraljisi olmayanlarda, genellikle kan damarlarının trigeminal sinirin giriş bölgesi ile teması yoktur. Trigeminal sinirin üzerinde kan damarlarının pulzasyonu olduğu halde sinirde görünür bir hasara neden olmaz. Tekrarlayan pulzasyonun yaptığı iritasyon sinir fonksiyonlarında değişikliklere ve trigeminal sinir hücrelerinde anormal sinyallere neden olur. Zamanla, bu olay trigeminal nevralji ağrılarına neden olan, trigeminal sinir hücresinde hiperaktiviteye neden olur.
Psikolojik stres de trigeminal nevraljinin sebebi olabilir. Klinik çalışmalar, boşanma, bir aile ferdinin kaybı, iş değişikliği veya sağlıksız aile ilişkileri gibi major stresleri takiben trigeminal nevraljinin otaya çıktığını bildirmiştir.
Trigeminal Nevralji Neden Olur?
Tipik olarak, çene veya yanağın bir tarafında hissedilen, bıçaklar tarzda keskin, elektrik şoku gibi ciddi, ani başlayan ağrı atakları ile kendini gösterir. Ağrı atakları genellikle birkaç saniye sürer ve biri bittikten sonra diğeri başlayabilir. Konuşma, diş fırçalama, yüze dokunma, sakız çiğneme veya yutkunma ile başlayabilir. Ataklar geldiğinde günler, haftalar veya aylarca devam edebilir ve sonra aylar veya yıllarca görülmez.
Trigeminal Nevralji Tedavisi
1. Medikal Tedavi
Karbamazepin, phenytoin, gabapentin ve baklofen gibi ilaçlar ilk tercih olarak kullanılmaktadır. Orijinal olarak kasılma nöbetleri için kullanılan bu ilaçlar, aşırı sinir aktivitesini baskılamaktadır. Eğer ağrının sıklığı ve şiddeti artarsa bu ilaçların dozuda o oranda arttırılmaktadır. Bu da yetersiz ağrı kontrolü gibi istenmeyen yan etkilere neden olabilir.
Trigeminal nevralji öldürücü olmayan bir hastalık olmasına rağmen, tedavideki amaç tehlikeli yan etkileri önlemektir. Eğer medikal tedavi hastalığı yeterince kontrol edemezse, hastalık giderek kötüleşir ve trigeminal nevralji ameliyatı yapılabilir. Hastalığın sebebi olan, kafatasının içindeki trigeminal sinirdeki kompresyon (baskı) tam olarak tesbit edilebirse, mikrovasküler dekompresyon ameliyatı yapılabilir. Ancak cerrahi tedavi en son seçenek olmalıdır
2. Ultrasonografi Eşliğinde Sinir Blokaj Yöntemi
Bu yöntemde ultrasonografi, yüzde bulunan vital yapıları (arter, ven vs.) ve bloke edilecek siniri göstermesi nedeniyle iğnenin yerinin tam olarak belirlenmesine dolayısıyla blokajın daha başarılı olmasına da olanak sağlar. Ağrılı uyaranları beyine ileten sinirin bloke edilmesi için çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Bunların içinde en sık, düşük doz lokal anestezik (%2’lik lidokain) ile kombine edilen kortizon kullanılır. Burada blokaj için verilecek ilaç enjeksiyonundan hemen sonra hastaların ağrısı geçmektedir.
Ağrısızlık dönemi hastadan hastaya değişmekle beraber bazı vakalarda aylarca ağrı olmamaktadır. Daha sonra tekrarlayan ağrılarında blokaj yapılmadan önceki ağrılara göre daha düşük olduğu görülmektedir.Bazı dirençli vakalarda, nörolitik ajanlar (gliserol, alkol, fenol) kullanılabilir. Ancak bu ilaçların etkileri geri dönüşümsüz olacağı için son çare olarak denenmelidir. Ayrıca son yıllarda ağrılı bölgenin duyusunu alan sinirin radyofrekans yöntemi ile bloke edilmesi yöntemi de daha sıklıkla yapılmaktadır.
3. Akupunktur Tedavisi
Son yıllarda yapılan çalışmalar, sinir hastalıklarında akupunkturun pozitif etkisi olduğunu göstermiştir. WHO (Dünya Sağlık Örgütü)’nun akupunktur tedavisi uygulanabilir hastalıklar listesinde trigeminal nevralji yer almaktadır.
Geleneksel Çin tıbbı açısından, trigeminal sinir nevraljisinin iki sebebi vardır. İlki, sinirin aşırı derece soğuğa ve rüzgara maruz kalmasıdır ki bu yüzdeki meridyenlerde Qi’nin ve kanın obstrüksiyonuna (tıkanmasına) neden olur. Bu da yüz kaslarında spazmlara ve ani yüz ağrılarına neden olur. Semptomlar soğukla artarken, sıcakla azalır. Ataklarla beraber, burun akıntısı ve aşırı tükürük salınımı vardır. İkinci sebep, internal (içten gelen) faktörlere bağlıdır. Esas olarak karaciğer ve mide enerjisinde dengesizlik vardır, bu da yanma hissi ile birlikte olan yüz ağrılarına neden olur.
Hastalık ile birlikte, gözlerde kızarıklık, göz yaşarması, susuzluk hissi, ve huzursuzluk vardır. Bu vakalarda, hastalık yaşam şeklindeki ve beslenme alışkanlıklarındaki yanlışların sonucu olarak ortaya çıkar. Bunlar uzun sürerse, karaciğer ve mide meridyenlerinde dengesizliğe neden olur. Her iki durumda da, akupunktur tedavisi herhangi bir yan etki oluşturmaksızın, ağrıların azaltılmasında oldukça etkilidir.
Tedavi trigeminal sinir üzerindeki iritasyonun ve ağrının azaltılması için dolaşımın düzeltilmesine yardımcı olur.Akupunktur hastalığın alevlenme dönemlerinde semptomların azaltılmasına yardımcı olabildiği gibi, trigeminal sinirin fonksiyonlarının daha iyi olmasını sağlar. Böylece atakların görülme sıklığı ve şiddeti de azalır. Hastaların yaşam standardının yükseltilmesinde ve ağrıların azaltılmasında oldukça etkilidir. Akupunktur tedavisi, altı ile sekiz hafta süreyle haftada bir veya iki seans şeklinde yapılır. İlk kür bittikten sonra hastalığın semptomlarını azalmasına göre yeni bir kür planlanabilir. Tedavilerin arası uzatılabilir.
