Selülit

Selülit, subkutan (cilt altı) yağ dokusunun cildin içine doğru protrüzyonu (çıkması) nedeniyle, subkutan yağ dokusu ile cildin birleşim noktasında bir dalgalı görünüm ve cildin çukurcuklanması olarak tanımlanır.

Cilt Tabakaları

  1. Epidermis: Cildimizin kumaşı, karakteridir; özelliğini, dokusunu oluşturur. Keratinosit denilen deri hücrelerimiz, 4-6  hafta içinde kendilerini yeniler. Retinol, alfa hidroksi asid gibi kozmetik ürünler bu tabakaya etkili olurlar. Yine “maskeler”, “peeling” yapan ürünler ve “nemlendiriciler” de ancak bu tabakaya etki edebilirler. Akupunktur, epidermis üzerindeki benzersiz etkisiyle su miktarını artırıp, yaşlanan cildimizin kırışıklıklarını ve pigmentasyon sorununu çözer. 
  2. Dermis: Kalınlığını, nemliliğini ve elastikiyetini verir. Aslında “kozmetik” tabakasıdır. Bununla beraber birçok kozmetik ürün (krem, solüsyon vs.) bu tabakaya kadar ulaşamaz.

    Kollajen, elastin lifler ve glikozaminoglikanları (matriks) içeren bu tabaka, yaşla beraber elastikiyetini (hyaluronik asid), suyunu, kalınlığını kaybetmeye başlar. Kollajen ve “dolgu” ürünlerinin enjekte edildiği, “antiaging” için hedeflenen “kozmetik” bölge dermisdir. Akupunktur, kendi kollajenini ve konnektif dokusunu yapması için dermisi uyarır. Cildimizdeki kırışıklıklar hızla düzelir. Cildimiz daha yumuşak, parlak, sağlıklı bir yapıya kavuşur.

  3. Deri Altı ve Yağ Tabakası: Normalde vücut ağırlığımızın %14-20’sini oluşturan yağ hücreleri, fibroz doku ve kan damarlarından oluşur.. “Liposuction” uygulanan bölgedir. Akupunktur, cilt altı yağ dokusunun yeniden organizasyonunu, yeni damar gelişimi ile “sellülitlerin” iyileşmesini ve cildimizin sıkılaşmasını sağlar.

Selülit Tedavisi

Geleneksel Çin tıbbı (GÇT) açısından, dalak bütün vücuttaki kasları ve yağı besler, özellikle periferdeki (uç kısımlardaki) yağ dokusunun dağıtılmasını sağlar. Selülit vakalarında dalağın bu yağ dağıtımı fonksiyonu etkilenmiştir, böylece yağlı doku vücudun belli bölgelerinde akımın yavaşlaması ile birlikte birikme eğilimindedir. Ayrıca selülitin oluştuğu bölgeden geçen meridyenlerde de (safra kesesi, mide, mesane) nem ve yağ durgunlaşması vardır. Tedavide amaç hem dalak hemde etkilenen diğer meridyenlerdeki akımın dengelenmesidir

Selülitte, akupunktur tedavisi üç aşamalı olarak yapılır:

  1. Vücut Akupunkturu: Amaç selülitli bölgeden geçen meridyenlerdeki enerjinin harekete geçirilmesi ve durgunlaşmanın giderilmesidir. Uyluk bölgesinde öncelikle, dalak, safra kesesi, mide ve mesane meridyenleri geçtiği için, bunlara yönelik tedavi programları düzenlenir.
  2. Bölgesel Akupunktur: Bu tedavide selülitli bölgedeki lokal kan akımının arttırılması,  dolayısıyla biriken yağ dokusunun tekrar dolaşıma geçerek  hasta bölgeden uzaklaştırılması amaçlanır. Bu nedenle 7-12 cm  uzunluğunda, 10-15 kadar akupunktur iğnesi selülit olan bölgede cilde dik ve tam olarak yerleştirilir. Tedavi sadece iğneler takılarak yapılabildiği gibi, elektroakupunktur cihazı ile iğnelere belli frekansda akım verilerek de yapılabilir. Eğer etkilenen bölge safra kesesi meridyeni boyunca, yan tarafta ise, bu tedavi ikiye bölünerek yapılmalıdır, hasta önce bir tarafına doğru yatar, iğneler takılır ve kupa yapılır; sonra iğneler çıkarılır ve aynı tedavi hasta diğer tarafı üzerine yatırılarak yapılır.  Hem vücut hem de lokal iğneler 20 dakika yerinde bırakılır.
  3. Tedavinin üçüncü aşamasında, akupunktur iğneleri  çıkarıldıktan sonra, selülitli bölgeye özel bir yağ sürülerek, kupa tedavisi uygulanır. Selülitli bölgeye sürülen özel yağın lokal etkisi ve kupa tedavisi ile yine bu bölgede biriken yağlar, dolaşıma katılarak uzaklaştırılır. Aynı zamanda cildin düz bir görünüm alması sağlanır.

Her hafta iki seans olmak üzere toplam 8-10 seans yapılır. Bu tedaviden sonra hastalar bacaklarının hafiflediğini fark edebilir. 

selülit
Kaynak: https://www.goodhousekeeping.com/beauty/anti-aging/a46745/how-to-get-rid-of-cellulite/

Hastalara Tevsiyeler

Vücutta yağ dokusu oluşturan besinlerden, yağlı gıdalardan, yağlı süt ürünlerinden, (düşük yağ içeren süt ürünleri orta derecede tüketilebilir), rafine karbohidratlardan, ve şekerlerden kaçınılmalıdır. 

Bu hastaların gün boyunca düzenli olarak su içmeleri önemlidir. Düzenli olarak içmek, miktar olarak tüketmekten daha önemlidir. Ilık su, soğuktan daha iyidir. Hastalar günlük olarak selülit bölgesine losyonlarla masaj yapabilir.

Zeminde bacak bacak üstüne atıp oturma, ve günde 15 dakika bu pozisyonda ileri ve geri hareket etme (dilenci yürüyüşü) selülit bölgesinde sürtünmeye neden olur. Bu hareket kan akımının dolaşımına yardımcı olan ilave bir metoddur.