Parkinson
Parkinson daha çok ileri yaşlarda görülen, bir ilerleyici nörolojik rahatsızlıktır. Hastalık 60 yaşının üstündeki her bin kişiden birinde görülür. Hastalığın ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörler suçlansa da, hala hastalığın sebebi tam olarak bilinmemektedir. Parkinsonda en sık görülen klinik semptomlar; hareketlerde yavaşlama, istirahat halinde ellerde titreme, kas ve eklemlerde sertlik, denge ve duruş bozukluklarıdır.
Parkinson Semptomları
Semptomlara, esas olarak beyinin substansiya nigradaki dopaminerjik nöronların kaybı ve striatumdaki dopaminin tükenmesi neden olmaktadır. Hareket dışındaki semptomlar ise, gastrointestinal semptomlar, uyku bozuklukları ve nöropsikiatrik bozukluklarıdır. Bu şikayetler genellikle yapılacak dopaminerjik tedaviye iyi cevap alınmadığı durumlarda görülür. Bu da hastalığın sebebinin dopamin eksikliği dışında, seratonin, norepinefrin, GABA gibi diğer nörotransmitterlerle ilgili olabileceğini düşündürmektedir.
Parkinson Tedavisi
Günümüzde parkinsonun kesin olarak bir tedavisi mümkün değildir. Yapılacak dopaminerjik tedavi sadece semptomatik bir düzelme sağlamaktadır. Ayrıca bu tedavinin hastalarda hareket bozuklukları görülmesi gibi yan etkileri de vardır. Bu komplikasyonlar, 10 yıl levodopa kullanan hastaların % 80’inde, 5 yıl levodpoa kullanan hastaların %50’sinde görülür. Bu nedenle çok ileri yaştakiler dışında, parkinson hastaları bu tür tedaviye olabiliğince geç başlama eğilimindedir. Daha genç hastalar, semptomların günlük yaşamlarını etkileyecek kadar ciddi olması durumunda, levodopa tedavisine başlama eğilimindedir.
Akupunktur tedavisi, parkinsonlu hastalarda en sık kullanılan tamamlayıcı tedavi yöntemidir. Yapılan klinik çalışmalar, akupunkturun tedavisinin parkinsonlu hastaların tremorlarını azalttığı, uykularını düzene soktuğu, dolayısıyla, kullanılan ilaçların dozlarında azalmaya ve buna bağlı olarak yan etkilerin daha az görüldüğü, hastaların günlük yaşam kalitelerinin daha iyi olduğu görülmüştür.
