Lupus

Lupus, vücudun birçok dokusunda  hasara ve ödeme neden olan kronik otoimmün bir hastalıktır. Hastalığın nedeni bugün için tam olarak bilinmemektedir. Bağışıklık  sistemindeki (vücut savunma sistemi) bir bozukluktan dolayı hastalık ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu bozukluğun nedenleri arasında genetik ve çevresel etkenler vardır.

Yani genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde çevresel bir faktörün (güneş ışığı, virüsler, kimyasallar, gıdalar, ilaçlar v.b.) etkisiyle ortaya çıkan bağışıklık sisteminin normal çalışmamasından kaynaklanan bir hastalıktır. Lupus daha çok 15-45 yaşlarında ortaya çıkar. Daha erken ve daha geç yaşlarda da nadiren görülebilir. Hastalık kadınlarda erkeklere göre 9 kat daha fazla görülmektedir. En çok doğurganlık çağındaki kadınları etkiler.

Hastalığın başlangıcında ve aktif olduğu dönemlerde halsizlik, yorgunluk, kırgınlık, iştahsızlık, kilo kaybı gibi belirli bir hastalığa özgü olmayan ve bir çok sistemik hastalığın seyri sırasında görülebilen belirtiler olabilir.

Lupus Bultuları

  • Eklemlerde iltihaplanma: Eklemlerde ağrı ve/veya şişlik şeklinde ortaya çıkar. Hastaların önemli bir kısmında başlangıç bulgusudur. El eklemleri sık etkilenir. Çoğunlukla kalıcı bir hasar bırakmaz.
  • Deri ve mukoza belirtileri: Lupus hastalarının %50-60’ında güneşe karşı hassasiyet vardır. Burun kökünü de tutan ve yanaklara doğru yayılan kelebek şeklindeki kızarıklık lupusun tipik deri bulgularındandır. Deri belirtileri sadece yüzde olmaz, vücudun diğer yerlerinde de görülebilir. Bazıları iyileştiği zaman iz bırakarak iyileşir. Ayrıca lupusun seyri sırasında gelişen damar iltihaplanmaları sonucunda deri döküntüleri, yaralar gelişebilir. Hastalığın aktif dönemlerinde saç dökülmesi olabilir. Ağız içinde, özellikle sert (üst) damakta yaralar gelişebilir. Bazen parmak uçlarında soğuk ve stresle artabilen beyazlama-morarma görülebilir (Raynaud fenomeni).

  • Böbrek tutulumu: Hastaların yaklaşık yarısında böbrekler etkilenebilir. Bazen bu nedenle gelişen aşırı protein kaybına bağlı olarak bacaklarda belirgin olmak üzere ödem gelişebilir. Erken dönemde tanınması ve tedavi edilmesi önemlidir. Aksi takdirde böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebilir ve bu hastalarda diyaliz ihtiyacı ortaya çıkabilir.
  • Akciğer ve kalp tutulumu: Kalp ve akciğeri çevreleyen zarda iltihaplanma oluşabilir. Nefes almakla, öksürmekle artan yan ağrısı şeklinde belirti verebilir. Kalbin tüm katmanlarında iltihaplanmalar oluşabilir. Kalp kapakları etkilenebilir.
  • Sinir sistemi tutulumu: Lupusta hem merkezi, hem de periferik sinir sistemi etkilenebilir. Merkezi sinir sisteminin etkilenmesi başağrısı, nöbetler halinde kasılmalar, bazende psikoz şeklinde karşımıza çıkabilir. Uzun süreli kullanılan kortizon da psikoza neden olabilir. Bazen beyin damarlarında kanamalar, pıhtıya bağlı tıkanmalar, buna bağlı vücudun bir yanında güçsüzlük ortaya çıkabilir.  Periferik sinir sistemi etkilenmesi ise ayakta, elde uyuşma, düşüklük şeklinde olabilir.
  • Damar bulguları: Hastaların yaklaşık %10’unda damarda pıhtılaşmaya bağlı tıkanıklıklar gelişir. Bunun dışında vaskülit (damar duvarında iltihaplanma) olarak adlandırılan bir durum aktif seyreden lupusa eşlik edebilir, bir çok organ bu nedenle etkilenebilir. Vaskülit nedeniyle etkilenen organların fonksiyonları bozulabilir. Bazı hastalarda boyun, koltuk altı ve kasıktaki lenf bezlerinde büyüme olabilir.
  • Kemik iliği: Lupus bazen kemik iliğini etkileyerek bazı kan hücrelerinde azalmaya yol açabilir. Ayrıca bazı kan hücrelerinde yıkıma yol açabilir.

Lupus Teşhisi

Hastalığın belirtileri (eklem bulguları, deri-mukoza bulguları, güneşe karşı hassasiyet, merkezi sinir sistemi etkilenmesine ait bulgular, kalp-akciğer zarında iltihaplanma), kan tetkikindeki bulgular (bazı kan hücrelerinin sayısının azalması, yıkımının artması), idrar bulguları (idrarda protein atılması, bazı kan hücrelerinin idrarda görülmesi), Kanda bazı antikorların (ANA, anti-dsDNA, kardiyolipin antikorları) varlığıdır.

lupus
Lupus

Lupus Tedavisi

Sebebi tam olarak bilinemediği için, hastalığı kısa sürede tamamen yok edecek bir tedavisi yoktur. Günümüzde lupusun tedavisinde, immün sistemi baskılayan ilaçlar, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar, kortikosteroid ilaçlar, antimalarial (sıtma tedavisinde) ilaçlar kullanılmaktadır. Ancak bütün bu ilaçlar hastalığı tam olarak ortadan kaldırmadığı gibi, sadece mevcut şikayetlerin azalmasına yönelik olarak kullanılmaktadır. Bu ilaçlarında her birinin kendisine ait yan etkileri olması nedeniyle, kullanımı sırasında hastalarda bazı şikayetler yol açmaktadır. Bu nedenle, lupusun tedavisinde alternatif yöntemler denenebilir. Akupunktur bu yöntemlerden birisidir.

Geleneksel Çin tıbbı (GÇT) vücuttaki her hastalıkta olduğu gibi lupusa da farklı bir bakış açısı ile yaklaşmakta ve tedaviyi buna göre düzenlemektedir. Akupunkturun temel felsefesine göre hastalıklar vücuttaki enerji dengesinin (Yin/yang), herhangi bir sebeple bozulması sonucu ortaya çıkmaktadır. Geleneksel Çin Tıbına göre hastalıkların sebebinin ne olduğu çok önemli değildir. Burada amaç bozulan dengenin yeniden sağlanmasıdır. Bu denge yeniden sağlandığında, hastalık ne olursa olsun şifa bulmaktadır. 

Lupus tedavisinde bilimsel tıbbın halen kullandığı ilaçlar ile sonuç alınamadığında akupunktur denenebilir.

Geleneksel Çin Tıbbı açısından lupusun sebebi, ya vücutta toksik ısı veya ateş oluşturan yang fazlalığı, veya yin eksikliğidir. Yin eksikliğine bağlı oluşan iç ısının hastalığın başlamasında önemli olduğu düşünülmektedir. Kan ve yin eksikliği özellikle karaciğer ve böbrekleri etkiler.

Oluşan bu toksik ateş vücuttaki farklı birçok sistemi etkileyecektir. Örneğin, eğer hastanın, sarılık, karında şişme, iştahsızlık ve burun kanaması şikayetleri varsa, bunun oluşan iç ısının karaciğerde bozulmaya neden olduğu düşünülür ve tedavide kan dolaşımının ve Qi sirkülasyonun sağlanması ile karaciğerin düzenlenmesi amaçlanır.

Yin eksikliğine bağlı oluşan ateş ülserlere ve şişmelere neden olur. Bu şişme ve kızarıklıklar ağızda olabilir. Bu midedeki yin eksikliğine bağlı olabilir. Eğer hastada yin eksikliği varsa, midede yanma ve dolgunluk hissi vardır. Tedavide bu toksik ısının uzaklaştırılması, yinin güçlendirilmesi, kanın soğutulması ve iç organların kuvvetlendirilmesi amaçlanır.      

Yin eksikliğine bağlı oluşan iç ısı hastada, gece terlemelerine, uykusuzluğa, hafif ateşe, yorgunluğa, eklem ağrılarına ve saç dökülmesine neden olur. Muayenede, dil kırmızı renklidir, üzeri ya soyulmuştur ya da sarı renkli bir pasla kablıdır. nabız, ince tel gibi ve hızlı hissedilir.

Bu hastalrda görülen parlak ışığa karşı olan hasssasiyet karaciğer yin eksikliğinin bir belirtisi olabilir. Kan ve yin eksikliğinden özellikle karaciğer ve böbrekler etkilenir. Lupusta görülen saç dökülmesinin de muhtemel sebebi böbrek yin eksikliği olabilir.

Lupusta akupunktur tedavisinde amaç vücudun iç kısmında oluşan toksik ısının uzaklaştırılması, kanın soğutulması ve major organların fonksiyonlarının yeniden düzeltilmesidir.

Lupusa bağlı ağrıların azaltılması için yapılacak akupunktur tedavisi, vücudun farklı bölgelerindeki inflamasyonu azaltarak gerçekleştirir. Lupusun etkilediği organ ve dokulara göre tedavi şekillenir. Ağrısı azalan hastalar hayatlarına normal olarak devam edebilir. Hastaların uykuları düzelir, böylece yaşam kaliteleri ciddi olarak artar.

Akupunktur tedavisi hastalığın şiddetine göre, haftada 2-3 kez yapılır, daha sonra ağrıda ve ödemde kayda değer bir azalma olursa haftada bir veya iki seans şeklinde uygulanır. Ağrının şiddetine göre 30 günlük bir akupunktur tedavisi planlanır.

Resim kaynağı: http://www.lifedaily.com/story/5-types-lupus/