Kireçlenme

Boyun Kireçlenmesi

Boyun bölgesindeki vertebralar (omurlar), arasındaki eklemlerde ve disklerde dejenerasyona (bozulmaya) bağlı olarak spinal kanalı (omurilik kanalı) etkileyen bir hastalıktır. Genellikle 40 yaşın üzerinde başlar ve erkeklerde kadınlara göre kireçlenme daha fazla görülür. Hastalığın başlangıç dönemlerinde, hastalar sık sık boyunlarının tutulduğundan, sertlikten ve hafif ağrıdan yakınır.

Bu dönemde, hastalar boyun bölgesindeki bu tutulmaya ve sertliğe, boyunlarını sık sık esneterek, sağa sola çevirerek uyum sağlamaya çalışır. Ancak hastalık ilerledikçe bu hareketlerde hastaların şikayetlerinin azalmasını sağlamaz ve ağrılar dayanılmaz boyutlara ulaşır. Artık hastalar ağrı ve sertlik nedeniyle başını iki yana çevirmede bile zorlanmaya başlarlar. Ağrılar başlangıçta boyun bölgesindeyken, daha sonraları omuza, kollara ve ellere yayılır. Ağrı ile birlikte uyuşukluk, hissizlik ve güç kaybı yaşanmaya başlar.

Boyun Kireçlenmesinin Tedavisi

Batı Tıbbı Açısından Kireçlenme Tedavisi

  1. Servikal kolar (Boyunluk): Boynu dengede tutmak ve daha sonra kollarda ve ellerde olabilecek sinir felcini önlemek için hastalığın başlangıç dönemlerinde sık olarak kullanılır. Rahat kullanılabilmesi açısından yumuşak boyunluklar verilir. Ancak bunlar çok etkili değildir. Bu nedenle daha sert boyunluklar verilir. Bunlarda hastaların boyun hareketlerini kısıtladığı için kullanımı oldukça zordur.
  2. Fizik Tedavi: Boyun bölgesine uygulanan ısıtma, elektrik stimulasyon (uyarı), ultrason, masaj ve çektirme tedavisi hastaların mevcut şikayetlerinin kısmen azalmasına neden olsa da, hastalığın ilerleyişine engel olmaz.
  3. Cerrahi müdale: Eğer ilk iki tedavi ile sonuç alınamazsa, cerrahi yapılabilecek diğer bir alternatiftir. 

Ancak cerrahinin yapılabilmesi için bazı kritelerin olması gerekir.

     – Hasta kolar kullanmasına rağmen şikayetleri azalmıyorsa,

     – Ağrılar çok ciddi ise,

     – Hastaların kollarını hareket ettirememesi veya mesane problemleri gibi çok ciddi nörolojik belirtiler ortaya çıkmışsa,

     – Omuriliğe baskı varsa, artık cerrahi kaçınılmazdır.

 

Çin Tıbbı Açısından Kireçlenme Tedavisi

Çoğu vakada cerrahi olmayan tedaviler, cerrahiye tercih edilmektedir. Akupunktur tedavisi, cerrahi olmayan tedaviler olarak giderek daha fazla yapılmaktadır. 

  1. Vücut Akupunturu 
  2. Hacamat : En geniş anlamda hacamat, kupa ile ve plum blossom çekici kullanılmasını kapsar. Burada amaç kanaldaki tıkanıklığı çıkarmaktır. İğne ile akupunktur noktasına hafifçe vurulur ve kupa yerleştirilir. 
  3. Isıtılmış iğne ile moxa tedavisi
  4. Kulak akupunkturu: Kulak iğneleri, 5-6 gün yapışkan bir bant ile kulağa tespit edilir. Bir taraftan etkilenen servikal vertebradaki kemik patolojisi ile klinik semptomatoloji arasında yakın bir ilişki varken, diğer taraftan kulakta ilgili servikal vertebra bölgesinde reaksiyon tespit edilmiştir.

Diz Kireçlenmesi

Kıkırdağın incelerek kaybolması sonucunda kemikler birbiri üzerine biner. Bunun sonucunda aşınma oluşarak ağrı, hareket kısıtlılığı ve  eklemlerde kıkırdak kaybına bağlı olarak iltihaplar oluşur. Bu olaya tıp dilinde osteoartrit yani kireçlenme adı verilir. Kireçlenmeye en sık tutulan eklemlerin başında diz eklemi gelir. 

kireçlenme
Kireçlenme

Diz Kireçlenmesinin Tedavisi

Batı Tıbbında Diz Kireçlenmesine Uygulanan Tedaviler

  1. Kilo verilmesi: Dizlere binen yükün azaltılması açısından hastanın kilo vermesi, şikayetlerinin büyük oranda azalmasına neden olur. Hastanın mevcut şikayetlerinin azaltılması ve kilo vermesi açısından akupunktur tedavisi çok önemlidir. 

  2. Egzersiz ve yürüyüş: Kireçlenmesi olan hastalar yürüyüş yapabilir. Bu konuda kimi doktorlar yasak uygularken kimi doktorlar yürüyüş önermekte ve hastaların kafaları karışmaktadır. Burada en önemli kriter ağrıdır. Hastanın ağrıları azaldığında daha uzun mesafeleri yürüyebilir.

  3. Ağrı kesici ilaç tedavisi: İlaç olarak ağrı kesiciler ilk tercihlerdir. Parasetamol, aspirin gibi basit ağrı kesiciler başlangıçta son derece etkilidir. Romatizma ilaçları (non- steroid antienflamatuar ilaçlar) iyi bir seçenektir ve bir çok aşamada hastanın ağrılarını kontrol eder. Yalnız bu ilaçların mide üzerindeki yan etkileri uzun süreli kullanımda sorun çıkarabilir.

  4. Kaplıca ve sıcak tedavileri: Dizde şişme belirgin değilse kireçlenmeleri olan hastalar kaplıcalardan ve sıcak uygulamadan yarar görürler. Dizde şişme veya dahili problemleri (kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon vb.) olan hastalarda kaplıca ve sıcak uygulaması uygun olmayabilir.  

  5. Glukozamin ve kondroitin preparatları: Son zamanlarda kıkırdak aşınmasına bağlı eklem sorunlarında – kireçlenmeler- yeni cerrahi tekniklerle birlikte diyet destekleri oldukça popüler olmuştur. Glukozamin vücutta doğal olarak bulunmaktadır ve eklem kıkırdağının biçimlenmesini ve onarımını uyarır. Kondroitin sülfat da benzer biçimde vucutta bulunan ve eklem kıkırdağı oluşumunu bloke eden enzimleri azaltan bir maddedir. İnsanlar bu ilaçları kireçlenmelere bağlı yakınmaları azaltmak için yıllardır kullanmaktadırlar. Ağrıyı azaltmak ve kıkırdak onarımı üzerinde yararlı etkileri gözlenmekle birlikte bu konuda yeterli araştırma henüz yoktur.

  6. Eklem içi kayganlaştırıcı sıvı enjeksiyonları: Bu yöntem en basit şekilde diz eklemine enjeksiyon yaparak menteşeleri yağlamaya benzer bir etki elde etmek olarak açıklamak mümkündür. İşlem hyoluronik asit preparatlarının eklem içine enjekte edilmesinden ibarettir. 

  7. Eklem içi kortizon enjeksiyonu: Dizde şişlik olan durumlarda en fazla 2-3 kez eklem içi kortizon uygulaması şişliğin ve ağrının kontrolünü sağlayabilir. İleri kireçlenmelerde yine en fazla 2-3 kez uygulanan kortizon hastaların ağrılarını geçici süre kontrol edebilir. Hafif-orta kireçlenmelerde kortizon uygulaması kireçlenmenin ilerlemesini hızlandırır. Yine 3 den fazla kortizon uygulaması dizde lokal kemik erimesine neden olur. Bu nedenle hangi gerekçe ile olursa olsun 3 ten fazla kortizon uygulanması genelde önerilmez.

  8. Fizik tedavi ve rehabilitasyon: Fizik tedavi ve rehabilitasyon kireçlenmelerin başlangıç evrelerinde ve özellikle de diz kapağı altındaki kireçlenmelerde çok etkili olabilir. İlerleyen aşamalarda ise fizik tedavi etkisi azalır. 

Çin Tıbbında Diz Kireçlenmesine Uygulanan Tedaviler​

Diz eklemindeki kireçlenmeye bağlı ağrıların klasik tedavi yöntemleri ile giderilemediğinde veya kullanılan ilaçlara bağlı yan etkiler geliştiğinde akupunktur tedavisi  hem ağrıların azaltılmasında hem da hastalığın ilerlemesinde etkilidir. Akupunktur hafif ve orta düzey artrozlarda bir tedavi yöntemi olarak dünyada yaygın olarak kullanılıyor.

Ağrıya genellikle 5-7 seans sonunda cevap verirse, tedaviye çok iyi cevap veriyor demektir. Bazen şikayetler inatçı da olabilir. Başarı oranı hastaya göre farklı olmakla beraber ağrıyı azaltma açısından %80 civarında olumlu sonuçlar alınmıştır.
   

Ayrıca kırık sonrasında yapılan alçı hastalarda, eklem, kas ve bağların hareketsiz kalmasına neden olduğu için kireçlenmeye sebep olur. Bir an evvel egzersizlere başlamak gerekir. Bu egzersizler yapılıyorken de ağrı kesici, çevre dokuları gevşetici ve güçlendirici, ödemi çözücü etkileri için akupunktur tedavisinden yararlanılabilir.
   

Akupunktur ile kireçlenmeye bağlı oluşan eklem hareketlerinde kısıtlanma azalır. Eklemlerin hareket kabiliyeti artar. Akupunktur ile uzun süreli tedavi ile vücudun tamir sistemi devreye girerek artroz (kireçlenme) yumuşar ve geriler.

   

Tedavi 10-15 seans olarak gün aşırı veya her gün yaklaşık 20 dk uygulanır sonra haftada bir, sonra ayda bir, sonra da 3 ayda bir seans olarak tedavi devam ettirilir. 

Resim kaynağı: https://iyi21.com/yasam/kireclenme-nedir-ve-nasil-onlenir/