İktidarsızlık

Cinsellik, insan hayatında biyolojik olarak üreme fonksiyonunun ötesinde,  yaşam kalitesini etkileyen önemli bir unsurdur. Bu nedenle cinsellik ile ilgili yaşanan sorunlar sosyal ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu konu ara sıra karşılaşılan iktidarsızlık ve sertleşme sorunundan, tamamıyla yitirilen sertleşme fonksiyonuna kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içerir.

Ereksiyon (sertleşme), cinsel heyecan veya uyarıya cevap olarak oluşan istemsiz bir olaydır. Herhangi bir cinsel uyarı, beyin, sinirler, kalp, kan damarları ve hormonların ortaklaşa etkisi sonucu, penise giden kan akımının artmasına neden olur. Yumuşak haldeki penisin kanla dolması, penisin büyüyüp sertleşmesiyle sonlanır.

Empotans (iktidarsızlık) cinsel ilişki için gerekli olan isteğin ya da ereksiyonun olmaması veya sürdürülememesi halidir. Erkek, eşlerin her ikisinin de tatmin olmasını sağlayacak bir cinsel ilişkiyi başlatacak veya devam ettirecek penis sertliğini sağlayamaz.

Erkeklerin % 60’ı yaşamları süresince kısa süreli veya kalıcı iktidarsızlık sorunuyla karşılaşır. Sertleşme sorunu erkeğin veya çiftin yaşamını olumsuz yönde etkiler ama sonuçları kişiden kişiye değişebilir. Bazıları bunu doğal bir süreç olarak kabul ederler. Partnerlerinden memnun değillerse veya ona önem vermiyorlarsa, hayatlarında başka heyecanlar varsa, ya da hiç heyecanları yoksa sertleşme sorunu onlar için çok da önemli olmayabilir. Daha genç yaşlarda veya hayatta daha aktif olan erkeklerde bu konu adeta odak noktası haline veya bütün hayatını aksatacak durumlara gelebilir. Depresyona hatta intihara kadar götürebilir.

Türkiye’de 40 yaş üzeri erkeklerin yarısından fazlasında hafif, orta veya şiddetli biçimde sertleşme sorunlarının olduğu bilinmektedir. İlerleyen yaşla beraber sertleşme sorununun görülme sıklığı ve şiddeti artış gösterir, ancak genellikle yaş ile ortaya çıkan normal bir olay gibi kabul edilerek veya utanma nedeni ile tedavi yolu aranmamaktadır.

Sigara ve alkol tüketimi, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kan yağlarında yükseklik, kalp hastalığı, depresyon ve bu hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar sertleşme sorunu açısından risk faktörü oluşturur.

İktidarsızlık Nedenleri

    • Organik yani fiziksel,
    • Psikolojik veya ruhsal,
    • İkisinin beraberce görüldüğü durumlar,
    • Nedeni bilinemeyenler.

Organik nedenleri 4’e ayırabiliriz:

  1. Nörolojik yani sinirsel iletim bozukluklarıyla ilgili problemler.
  2. Penis dokusundaki anatomik bozukluklar veya hasarlar.
  3. Hormonal problemler. Hormonal problemler beyindeki hipofiz bezinden ya da esas olarak testislerin salgıladığı erkeklik hormonu testosteronun düzeylerinden kaynaklanabilir.
  4. Damar problemleri. Bunlar iki şekilde görülür. Kanın penise gelmesini zorlaştıracak atardamar problemleri ve peniste birikmiş olan kanın sertleşmeyi sağlayamadan boşalmasına neden olan toplar-damar problemleri.
  5. Şeker hastalığı nedeniyle oluşan sertleşme sorunu genellikle damarlarda ve sinirlerde meydana gelen yıpranma sonucu görülür. Organik nedenlerin % 33’ünde şeker hastalığı rol oynar.
  6. Damar sertliği (ateroskleroz).
  7. Hipertansiyon.
  8. By-pass ameliyatı geçirilmesi / damar hastalıkları
  9. Böbrek yetmezliği ve diğer kronik hastalıklar.
  10. 10.Sigara: Fazla miktarda tütün kullanılması birçok hastalığa neden olduğu gibi, iktidarsızlık da yapar. Çünkü sigara ayak parmağından beyine, akciğere, kalbe, penise kadar bütün damarlara hasar verebilen sistemik bir etki yapar.
  11. Alkol: Aşırı miktarda alkol alınması, erektil disfonksiyon nedenidir. Genellikle, az miktarda alkol cinsel isteği uyandırabilir. Ancak alkolün dozu arttıkça sertleşmeyi baskılayıcı bir rol belirgin hale gelmeye başlar.
  12. 12.İlaçlar: Bazı tansiyon ve depresyon ilaçları ile uyuşturucular
  13. 13.Kaza, yaralanma ve ameliyatlar veya komplikasyonları. Bunların sinir iletisini ve damarsal bütünlüğü bozanları en önemli yeri alır.
  14. 14.İleri derecede bel fıtığı, omurilik yaralanmaları ve vücut travmalarına maruz kalanlar.
  15. Radyasyona maruz kalarak testisleri zarar görmüş kişiler. 
  16. Yaş: İktidarsızlığın yaşlanmayla dolaylı bir ilgisi vardır. Vücutta her organda zaman geçtikçe bir miktar fonksiyon kaybı görülmesi doğaldır. Bundan dolayı yaşla ve zamanla ilgili bir ilişki vardır. 20 yaşındaki erkekle 25 yaşında erkeğin bile cinsel ilişkide, teorik olarak da olsa, performans farkı olur. Cinsel performans yaş ilerledikçe genelde giderek azalır. Tabii, her yaşı ilerleyen erkekte iktidarsızlık görülür veya hiçbir genç erkekte iktidarsızlık olmaz denemez.
  17. Bazen peniste yerel problemler de organik kökenli olabilir. Peyronie hastalığı dediğimiz peniste plakların oluşması veya penisin içindeki silindir yapılarındaki kan haznelerinin problemleri.
  18. Ayrıca, penis özellikle ereksiyon halindeyken travmaya maruz kalırsa da ciddi problemler olabilir. Penis kırılabilir ve ameliyatla tamir edilmesi gerekir.

Psikolojik Faktörler

Sadece psikolojik/ruhsal problemden kaynaklanan sertleşme kusuru %15 oranındadır. Yani bütün sorun kişinin düşüncelerinde saklıdır. Bazen psikolojik faktörler, başlangıçta olmasa bile, sonradan da devreye girmekte ve probleme önemli oranda katkıda bulunmaktadır. Ruh yapısı daha tedirgin ve kırılgan olan kişiler diğerlerine oranla daha çok risk altındadır.

Psikolojik iktidarsızlığın başlıca kişisel nedenleri; Heyecan, korku, utanma, moral bozukluğu, kızgınlık ve telaş gibi duygusal nedenlerdir. Eşinden (veya her zamanki partnerinden) başka bir partnerle cinsel ilişki sırasında suçluluk duygusu gelişmesi de sık görülür. Günümüzde özellikle genç erkeklerde yaşam zorluklarının yarattığı olumsuz durumlar da görülmektedir.

Stresin iktidarsızlığa etkisi 2 şekilde olabilir. Kronik stres durumunda hastaların, işle, eşle, hayatla ilgili problemleri yani depresyon hali ya da derin moral bozukluğu vardır. Anlık stres ise telaş, utanma, kızgınlık gibi faktörlerden kaynaklanır. Ayrıca, cinsellik uygun bir ortamda veya zamanda yaşanmazsa kadın veya erkekte sorunlar görülebilir.

iktidarsızlık
İktidarsızlık

İktidarsızlık Tedavisi

İktidarsızlığın tanısının konulmasında en önemli nokta, önce sorunun organik mi yoksa psikolojik mi olduğunu saptamaktır. Öncelikle basit testlerden başlanır ve hasta fiziksel muayeneye alınır. Bir takım reflekslerin kontrolü yapılır. Çünkü vücuttaki bazı refleksler ile penisin sinirleri arasında bağlantı vardır. Ardından hastadan kan alınır ve hormon tetkikleri yapılır. İleri nörolojik tetkikler yapılması gerekebilir. Gece uyurken penisin sertleşmesini kontrol eden bir cihaz kullanılabilir. Damarsal sorunların olup olmadığını tespiti için de testler yapılır. Penisin sertleşmesini sağlayacak ilaç çok küçük bir iğne ile penise uygulanır ve kan getiren damarlarının genişleyip genişlemediğine bakılır, penisteki kan basıncı ölçülür. Bu sırada penisin içinde kanın tutulup tutulamadığı ultrason ile kontrol edilir. Penisteki silindirlerden kaçak olup olmadığı tespit edilir. Yapılan tüm bu testlerin sonucunda organik bir neden bulunamazsa psikolojik olarak sorun olduğu düşünülür.

Batı Tıbbında Tedavisi

Erektil disfonksiyonun tedavisi, öncelikle yapılacak testlerle ve fiziksel muayenelerde tesbit edilen organik sebebe yönelik olarak yapılır. Hastada herhangi bir organik sebep belirlenemezse, penisin setleşmesini sağlayacak ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçların başında PDE5 inhibitörleri olarak bilinen (viagra, Cialis, Levitra) ilaçlar gelir. Bu ilaçlar genellikle etkili olsa da, uzun vadede ortaya çıkabilecek komplikasyonlar, kullanımlarını kısıtlamaktdır. Özellikle kalp problemi nedeniyle nitrat grubu ilaç kullanan erkeklerde kullanılması risklidir.

İktidarsızlığın sebebinin belirlenemediği vakalarda veya yapılacak bilimsel tedaviler ile sonuç alınamadığında veya kullanılan ilaçlara bağlı komplikasyon çıkma ihitimali nedeniyle, pek çok insan alternatif tedavi yöntemlerine yönelmektedir. Bu tedavilerin başında binlerce yıldır uzak doğuda ve 50 yıldır batı da pek çok hastalığın tedavisinde başarı ile kullanılan akupunktur gelmektedir.

Geleneksel Çin Tıbbında Tedavisi

Geleneksel Çin Tıbbına (GÇT) göre, erektil disfonksiyonların 3 tane primer sebebi vardır.

İlk sebep, yaşam enerjisinin (Qi) giderek azalmasıdır. GÇT ye göre yaşam enerjisi böbreklerde depolanmıştır ve bu vücudumuzun sıcak olmasını kontrol eder. Bu ateş aynı zamanda sindirimi, idrar yapmayı, metabolizmayı ve her iki cinste seksüel enerjiyi etkiler. Normalde vücudumuzda iki tür yaşam enerjisi vardır. Birincisi doğumla beraber olan enerji, diğeri daha sonra yediğimiz içtiğimiz şeylerden kazandığımız enerjidir. Eğer bu ateş yeterliyse, sindirim fonksiyonları iyidir. Eğer düşükse vücut dışardan aldığımız gıdaları yeterince sindiremez. Bu aynı zamanda seksüel enerjiyi de sakinleştirir. Hastanın el ve ayaklarının soğuk olması, halsizlik ve sık idrara çıkma gibi şikayetlere bakarak bunu teşhis edebiliriz. Tedavide bu enerjinin yükseltilmesi için vücuttaki akupunktur noktaları özel iğneler yerleştirilir.

GÇT açısından erektil disfonksiyonların diğer bir sebebi de böbrek ya da karaciğer meridyenindeki uyumsuzluk dur. Bu tipik olarak genç erkeklerde görülür ve kalorisi çok yüksek gıdalarla beslenmeye ve aşırı alkol tüketilmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu hastaların skrotumunda (testis torbası) ve kasıklarında aşırı terleme vardır. Hastaların ağzında acı tat, genital bölgelerinde kaşıntı veya ağrı vardır. Akupunktur tedavisi böbrek ve karaciğer meridyenindeki uyumsuzluğu düzeltmek üzere planlanır.

Erektil disfonksiyonların üçüncü sebebi, karaciğer Qi durgunlaşması veya kan durgunlaşmasıdır. Bu duruma genellikle kronik stres ve kötü dolaşım neden olur. Daha az olarak, testislerden geçirilen operasyonlar, ve genişleyen testis damarları neden olur. Akupunktur bu durumlarda daha az etkilidir.

Empotansın tedavisinin planlanmasında öncelikle yapılması gereken, GÇT ye göre yukarıda tanımlanan klinik formlardan hangisinin hastalığa neden olduğunun tesbit edilmesidir. Bunun için hastadan alınacak detaylı bir anamnez (hikaye) çok önemlidir.

Geleneksel Çin Tıbbı hastalıklara bütünsel bir bakış açısı ile yaklaşır. Teşhiste, sadece hastalıkla ilgili şikayetlere değil, bütün vücutta olan değişiklikleri de dikkate alır. Mevcut rahatsızlıkla çok ilgisiz gibi görünen semptomlar, GÇT için çok önemli bulgular olabilir. Ayrıca fizik muayene de hastanın nabız ve dilinde olan değişiklikler bize hastalığın hangi meridyenle ilgili olduğuna dair ipuçları verir.

Akupunktur tedavisi genellikle haftada bir seans olmak üzere toplam 10-20 seans olarak yapılır yapılır. Seanslar ortalama 30-50 dakika sürer.

Resim kaynağı: https://www.ivi.uk/blog/common-signs-of-infertility/amp/