MİGREN TİPİ KRONİK BAŞ AĞRILARINDA AKUPUNKTUR TEDAVİSİ

Kronik migren tipi baş ağrısı nedir ?

Herhangi bir organik sebebe bağlı olmayan kronik baş ağrıları, direkt olarak ölümcül sonuçları olmamasına rağmen, özellikle ataklar sırasında etkilediği insanlarda çok ciddi iş ve zaman kayıplarına neden olması açısından, üzerinde önemle durulması gereken, belki de yaşadığımız çağın en başta gelen sağlık problemlerinden birisidir.

Bu nedenle bütün dünyada milyonlarca insan, sebebi belirlenemeyen kronik baş ağrısı şikayeti ile hekime başvurmakta ve uzun seneler boyunca birçok ilaç kullanmasına rağmen, ağrılarına tam olarak bir çare bulamamaktadır.

Kronik baş ağrısı denilince akla ilk gelen migren tipi ağrıdır. Çoğumuz zaman zaman bu tip ağrılar çekmişizdir. Migren tipi ağrı, başın tamamını kaplayabileceği gibi, bazen de başın yarısını da tutabilir. Bu tip ağrı halk arasında yarım baş ağrısı olarak tanımlanır ve ataklar halinde gelir. Ataklar arasındaki süre, kimi insanda çok kısa, kiminde daha uzundur. Migren tipi ağrının süresi kısa olabileceği gibi, bazı kişilerde 2-3 günde sürebilir.

Kronik baş ağrılarının sebebi nedir ?

Organik sebepler dışında migren tipi ağrıların sebepleri üzerine birçok teori olmasına rağmen, hala nedeni tam olarak belirlenememiştir. Dolayısıyla kullanılan ilaçlarda, hastalığın nedenini ortadan kaldırmaktan çok, sadece azaltmaya yönelik olarak verilmektedir. Bu ilaçlar belki ataklar sırasında hastalarda geçici bir rahatlama sağlamakta, ancak tekrar ortaya çıkmasını önlememektedir. Bu nedenle ağrı çeken bir çok insan, şikayetleri için alternatif tedavi yöntemleri aramak zorunda kalırlar.

Bu yöntemler içinde en en sık başvurulan yöntem akupunktur tedavisidir. Binlerce yıldır uzak doğuda ve son 70 yıldır da batıda, akupunktur, kronik ağrılar başta olmak üzere pek çok rahatsızlığın tedavisinde başarıyla uygulanmaktadır.

Geleneksel Çin tıbbına göre baş ağrısının sebebi nedir ?

Geleneksel Çin tıbbına göre ise baş ağrılarının en önemli sebebi kişilerin yaşadığı, ifade edemediği ve bastırmak zorunda kaldığı duygusal sorunlardır. Geçmişte yaşanan olumsuz olaylarda hissedilip bastırılan duygular vücudumuzdaki meridyenlerdeki enerji akışını bozmakta, sonuçta yaşanan duyguya bağlı olarak farklı meridyenler etkilenmekte ve vücudun farklı yerlerinde ağrılar ortaya çıkmaktadır. 

Bu duygular arasında en önemlileri olan öfke, hayal kırıklığı ve kırgınlık karaciğer meridyeninin enerjisinin aşırı derece yükselmesine neden olur.  Buna bağlı baş ağrısı, şiddetli, zonklayıcı ve genişleyen karakterdedir. Bazı hastalar, ağrıyı titreşim, çarpma ve patlayıcı tarzda tanımlar. Bu ağrı genellikle, başın bir tarafını veya her iki tarafını veya şakak bölgesini veya kaş bölgesini etkiler. Bir veya her iki gözün arkasında hissedilebilir. Bazen alında, kaşın üzerinde küçük bir alanda görülür. Karaciğer enerjisinin yükselmesine bağlı ağrı, sık sık bulantı veya kusma ile birlikte görülür. Görme bozuklukları olabilir. Bu tip baş ağrılarında ayrıca, baş dönmesi, kulak çınlaması, huzursuzluk, işitme kaybı, boğaz kuruluğu ve  uykusuzluk olabilir.

Vücudumuzdaki meridyenlerin enerji akışını bozan diğer duygusal sebepler arasında, kaygıları, üzüntü, korku, keder, endişe, suçluluk, mahcubiyeti sayabiliriz.  

Yaşanan olumsuz duygular böbrek meridyenini etkilenmişse, ağrı genellikle başın iç kısmında hissedilir. Ağrı dışında, baş dönmesi, beynin boş olarak hissedilmesi de görülebilir. Mesane meridyeni de etkilenirse ağrı ensenin ortasında görülebilir. 

Mide, dalak ve kalp meridyenlerinin enerji akışı bozulmuşsa, ağrı başın tümünü kaplayabileceği gibi, yalnız alında da olabilir, özellikle mide meridyenindeki eksiklikte ağrı alın bölgesinde  görülür. Ağrı nöbetler halinde gelir ve aşırı çalışma ile artarken istirahatle azalır. Kişi yattığında azalırken, sabahları daha kötüleşir.  Bu hastalarda ayrıca iştahsızlık, yorgunluk, yumuşak gaita olabilir.  

Kalp meridyeninin enerji eksikliğinde ise ağrı ile birlikte nefes darlığı ve hafif çarpıntı olabilir.

Çin tıbbına göre baş ağrılarının diğer bir sebebi kan eksikliğidir. Bu tipte ağrı diğer sebeplere göre daha ciddidir. Özellikle başın tepe noktasını etkiler. Sıklıkla öğleden sonra veya akşamları kötüleşir ve konsantrasyon eksikliği ve hafıza problemler ile birliktedir. Kadınlarda adet döneminin sonunda sık görülür, geçici kan kayıpları kan eksikliğini arttırdığı için ağrı ortaya çıkar. Baş ağrısı yatar pozisyonda hafifler.

Duygusal sebepler dışında baş ağrılarının en önemli sebebi iklimsel faktörlerdir. Sıcak rüzgar, soğuk rüzgar ve nem vücudu etkilediğinde, meridyenlerin enerji akışı bloke olur. 

Özellikle nem vücuda girdiğinde ağrıyla beraber başta ağırlık ve sersemlik hissi vardır. Görme de bulanıklık ve baş dönmesi, göğüste ağırlık ve dolgunluk hissi, vardır. 

Ağrı tüm başı kaplayabileceği gibi, bazen sadece alın bölgesinde de görülebilir. Ağrı başın bir bezle sıkılıyormuş veya yün bere giyilmiş gibi hissedilmesine neden olur. Ayrıca başta ağırlık hissi ve düşünme güçlüğü olur. Bu semptomlar sabahları kötüleşir.  Bu hastalarda, tedaviye dirençli burun akıntısı, sinüzitis, bulantı, iştah bozukluğu, göğüste ve karın bölgesinde  dolgunluk hissi olur.

Baş ağrısının sebebi soğuk rüzgar ise ağrı genellikle akut olarak başlar ve bazen çok ciddi olabilir. Genellikle kısa sürelidir. Ancak patojenik faktör iç tarafı etkilerse daha uzun sürebilir. Soğuk, kasların kasılmasına neden olduğu için tipik olarak ağrı ile birlikte ensede sertlik veya tüm vücudu kaplayan yaygın ağrılar görülür. Ağrının yanında, soğuğa karşı hassasiyet, titreme, ateş, omuzlarda sertlik ve ağrının yanında , biraz nefes darlığı, öksürük, hapşırma, burun tıkanıklığı, burundan beyaz renkli akıntı, açık renkli idrar vardır.

Eğer ağrının sebebi sıcak rüzgarsa; ağrı akut olarak başlar ve daha çok başın içinde hissedilir ve yayılan karakterdedir. Bazen çok ciddi olabilir. Hastalar başı çatlıyacakmış gibi hisseder. Bu ağrı soğuk rüzgara bağlı ağrı gibidir. Ağrı yanında soğuğa karşı hassasiyet, titreme, ateş, hafif susama, burundan sarı renkli akıntı, boğaz ağrısı, tonsiller şişmiş olabilir. Kırmızı gözler, hafif koyu renkli idrar ve kabızlık vardır.

Baş ağrılarında Akupunktur tedavisi nasıl yapılır ?

Akupunktur tedavisi, etkilenen meridyene ve Çin tıbbına göre tanımlanmış klinik formlara ve birlikte görülen diğer semptomlara ve muayenede elde edilen bulgulara göre yapılır. Akupunktur tedavisinden amaç enerji dengesi bir şekilde tıkanmış meridyenlerdeki enerji akışının yeniden sağlanmasıdır. 

Hazırlanan protokole göre vücudumuzdaki akupunktur noktalarına bu işlem için özel olarak hazırlanmış saç teli kalınlığındaki iğneler yerleştirilir. İğne takılma işlemi ağrılı değildir. İğneler yerleştirildikten sonra yaklaşık 30 dakika süreyle yerinde bırakılır. Daha sonra iğneler çıkarılır. Ağrılar iğne takıldıktan kısa bir süre sonra azalmaya başlar. Seanslar, ağrının şiddetine göre haftada bir veya iki defa yapılır. Kısa sürede sonuç elde etmek için başlangıçta sık yapmak gerekiyor. İlerleyen dönemlerde seans araları uzatılabilir. Kısa süre önce başlayan ağrılarda erken dönemde sonuç alınırken uzun senelerdir devam eden ağrılarda akupunktur tedavisinden sonuç almak birkaç ay sürebilir. İstenilen etki elde edildikten sonra, iki haftada bir koruyucu tedavi uygulanabilir.

Böylece kronik baş ağrısı nedeniyle uzun senelerdir ilaç kullanmak zorunda kalan hastalar, bu ilaçlarından kurtulur. Özellikle, ilaç kullanmanın sakıncalı olduğu gebelerdeki baş ağrılarında akupunktur çok etkilidir. 

Baş ağrılarının tedavisinde kullanılan diğer yöntemler nelerdir ?

Kronik baş ağrılarında akupunktur tedavisinin yanı sıra ağrıların  altında yatan duygusal sebeplerin giderilmesine yönelik terapiler yapılmaktadır. Özellikle geçmişte yaşanan olumsuz olaylarda hissedilip bastırılan öfke, üzüntü, korku, endişe gibi duyguların boşaltılması, ağrının kalıcı olarak ortadan kaldırılması açısından çok önemlidir. Bunun için bir tür duygusal akupunktur olarak da tanımlanan EFT yani duygusal özgürleşme tekniği ve geçmiş dönemde yaşanan olaylarla yüzleşmeye yönelik regresyon terapisi ve nöralterapi yapmaktayım.