Meniere
Meniere, kendiliğinden başlayan ve nöbetler halinde tekrarlayan ciddi baş dönmeleri, kulak çınlaması, işitme kaybı, kulakta basınç hissi ve ağrı gibi belirtileri olan bir iç kulak hastalığıdır. Hastalık genelde sadece bir kulağı etkiler ve zamanla ilerleyerek kalıcı işitme kaybına yol açar.
Semptomlar genellikle nöbetler halinde görülür ve yaklaşık 2 veya 3 saat sürer, daha sonra hafifler ve hastalıksız bir döneme girer. Semptomlar bazen 24 saate kadar uzayabilir.
Meniere hastalığının sebebi tam olarak bilinmiyor, ancak iç kulaktaki sıvı ile yakından ilgisi olduğuna inanılmaktadır. Bu sıvı dengemizin sağlanması ve sürdürülmesini sağlar. Meniere de, bu sıvının miktarında ve niteliğinde olan değişikliklere bağlı olarak işitmemizin ve dengemizin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi bozulur.
İç kulaktaki bu sıvıdaki değişikliklere anatomik bozukluklara bağlı sıvının normal akışındaki tıkanıklıkların, anormal immün cevabın, genetik sebeplerin, viral enfeksiyonların, ve kafa travmalarının neden olduğu düşünülmektedir.
Meniere kronik bir hastalık olarak kabul edilmekte ve tedavi de hastalığın uzun vadeli etkilerinin ve semptomlarının azaltılmasına yönelik olarak yapılmaktadır. Bunun için vertigoya yönelik bulantı kesici ilaçlar, iç kulaktaki sıvı miktarını azaltmak için idrar söktürücü ilaçlar, işitme kaybı için cihazlar, ve denge ve koordinasyonu düzeltici egzersizler önerilir. Ayrıca vücudun sıvı tutmasını önlemek amacıyla beslenme düzenini değiştirerek (az tuzlu ya da tuzsuz yiyecekler, kafeinsiz ve alkolsüz içecekler gibi) yardımcı olunabilir. Ciddi vakalarda cerrahi yapılabilir.
Geleneksel Çin Tıbbı Açısından Meniere Rahatsızlığı
Geleneksel Çin tıbbı açısından Meniere hastalığı baş dönmesinin bir tipi olarak sınıflandırılır. Hastalığın ortaya çıkmasına katkıda bulunan yaşam şekli ile ilgili faktörler vardır.
Öfke, hayal kırıklığı, aşırı stres, emosyonel gerginlik, alınganlığın neden olduğu ruhsal gerginlik, vücuttaki dengeyi bozabilir, zamanla menier gibi kronik durumlara neden olabilir. Yeterli dinlenme olmaksızın aşırı çalışma vücudu tüketir ve sağlık sorunlarına neden olur. Ayrıca, yağlı besinlerin ve mandıra ürünlerinin aşırı tüketilmesi ve düzensiz beslenme de sağlık sorunlarına yol açabilir. Meniere tipik olarak orta yaş hastalığıdır.
Akupunktur tedavisi Meniere hastalığının tedavisinde kullanılan alternatif bir yöntemdir. Çünkü Batı tıbbı bu hastalığının tedavisinde çok başarılı olamamaktadır.
Akupunktur Meniere’in semptomlarının azaltılmasında ve hastalığın tamamen düzelmesine yardımcı olur. Tedavi, baş dönmesi, vertigo, kulak çınlaması, başta dolgunluk ve basınç hissinin düzelmesine yardımcı olabilir ve krizlerin sıklığını ve şiddetini azaltır.
Meniere hastalığının esas semptomu olan baş dönmesi Xuan Yun olarak tanımlanır. Ciddi vakalarda baş dönmesi, hafif vakalarda başta sersemlik, konsantrasyon eksikliği, olarak kendini gösterir.
Çin tıbbı açısından bu duruma neden olan klinik formlar şunlardır:
- Özellikle yaşlılarda, ciddi baş dönmesi ve denge kaybı ile kendini gösteren “Karaciğer rüzgarı” dır. Bu hastalarda ayrıca tremor (el titremesi) olabilir.
- “Karaciğer Yang yükselmesi” en yaygın klinik formdur. Ciddi baş dönmesi ve kulak çınlaması vardır. Ayrıca işitme kaybı, huzursuzluk, kolay öfkelenme, başta genişleyen ağrı, tıkalı kulaklar, kırmızı gözler, ağızda acı tat, boğaz kuruluğu, yüksek sesle birlikte olan kulak çınlaması, ruh halinin çalkantılı olması görülür. Muayenede hastaların dilleri özellikle kenarlarda hafifçe kızarmıştır. Nabız ince tel gibi ve hızlı hissedilir. Tedavide karaciğerin sakinleştirilmesi, rüzgarı dağıtılması, yinin güçlendirilmesi ve yangın azaltılması için akupunktur uygulanır.
- Karaciğer ateşi: Bu klinik form en az görülen tipidir. Hastalarda ayrıca, yüzde kırmızılık, ağızda acı tat, susuzluk hissi, koyu renkli idrar ve kabızlık şikayetleri vardır. Muayenede hastaların dilleri kırmızı renklidir, üzerinde sarı renkli bir pas vardır. Nabız hızlı ve ince hissedilir.
- Baş dönmesine neden olan balgam: Buna en çok dalak eksikliği neden olur. Hastaların dilleri şişmiştir (özellikle kenarlardan ortaya doğru) Üzerinde yapışkan bir pas vardır. Nabız kaygan hissedilir.
- Qi ve kan eksikliği: Bu tip gençlerde ve kadınlarda daha sık görülür. Hastaların yüzleri soluktur, hafıza bozukluğu vardır, iştahsızlık, düşük ses tonu, uykusuzluk ve depresyon olabilir. Hastaların dilleri de soluktur. Nabız değişkendir.
- Böbrek eksikliği: Dizlerde ve belde ağrı, dirençli baş dönmesi, depresyon, hafıza bozukluğu ve kulak çınlaması en belirgin semptomlardır.Dil soluk renklidir (yang eksikliğinde), üzerinde pas yoktur. Nabız yin eksikliğinde boş ve dalgalıdır. Yang eksikliğinde derinde hissedilir ve zayıftır. Bu tip daha çok orta yaşlarda ve yaşlılarda görülür.
Akupunktur tedavisi planlanırken, baş dönmesi ile gelen hastanın yukarıda tanımlanan klinik formlardan hangisine uyduğu tespit edilir. Tedavi de ilgili klinik formun düzeltilmesine yönelik akupunktur tedavisi uygulanır.
