Adet Öncesi Gerginlik
Adet öncesi gerginlik (PMS), tüm kadınların yaklaşık %80’nini etkileyen, kadınların adet döngüsünün iki döneminde veya son haftasında görülen bir dizi fiziksel, duygusal ve davranışsal semptomun bir arada görüldüğü bir durumdur.
Modern tıp açısından adet öncesi gerginlik semptomları, dengesiz bir hormonal dalgalanmadan kaynaklanır. Yüksek östrojen düzeyleri veya bununla beraber progesteron eksikliğinin hastalığı tetiklediği düşünülmektedir. Genellikle adetten yedi ila on gün önce başlar ve adet başladıktan sonra kaybolur.
Adet Öncesi Gerginlik Belirtileri
- Huzursuzluk, ve öfke patlamaları,
- Şişkinlik ve periyodik kilo alımı
- Göğüslerde hassasiyet,
- Kramplar
- Uyku bozuklukları
- Kan şekeri değişiklikleri
- İştah artışı, kilo alma
- Baş ağrısı
- Cinsel istek kaybı
- Kaygı ve karamsarlık
Adet öncesi gerginlik şikayetleri olan kadınların büyük bir kısmı gerek ilaçla veya kendilerince buldukları yöntemlerle günlük hayatlarına devam edebiliyor olsa da yaklaşık % 20’lik bir kısım gerek kişisel ve gerekse mesleki yaşamlarını sıkıntıya sokacak derecede sıkıntı yaşarlar.
Adet öncesi gerginlik, kadının yaşadığı tüm semptomların yanı sıra her menstrüal siklusta kadının yaşadığı stres doğurganlığını da etkileyebilir. Aşırı stres, üreme organlarına kan akımını bloke ederek hormon dengesinde düzensizliğe neden olabilir. Sonuçta, adetlerde düzensizlik, yumurtlama problemleri , yüksek FSH seviyeleri ve yumurta kalitesinin bozulması gibi sorunlara yol açar. Adet öncesi gerginlik semptomlarının tedavisi aynı zamanda kadının doğurganlığına da katkıda bulunacaktır.
Modern Tıp Açısından Adet Öncesi Gerginlik Nedenleri
- Yüksek östrojen ve progesteron oranı
- Beyinde anormal nörotransmitter oranı
- Bozulmuş sodyum metabolizması
- Stres (kortizon artışına neden olur)
- Karbonhidrat metabolizması
- Beslenme bozuklukları
Geleneksel Çin Tıbbı Açısından Adet Öncesi Gerginlik
Akupunkturun temel felsefesine göre hastalıklar; Vücutta simetrik olarak yerleşmiş, sağda 12 ve solda 12 tane olmak üzere toplam 24 adet ana meridyende ve 8 tane extra meridyende dolaşan yaşam enerjisinin (Qi) yavaşlaması, tıkanması, ters yönde akması veya aşırı olmasıdır. Bu nedenle vücudun sağlıklı olmasını sağlayan dengenin bozulmasıdır. Akupunktur tedavisinden amaç bozulan bu dengenin yeniden sağlanmasıdır.
Vücutta dolaşan yaşam enerjisini etkileyen en önemli sebepler, kişilerin yaşadığı ruhsal ve fiziksel travmalardır. Sonuçta vücudumuzdaki hangi meridyen bundan etkilenmişse ona ait hastalıklar ortaya çıkar.
Prementrüel gerginlikte de en etkilenen meridyene göre klinik tablo değişiklik gösterir.

- Karaciğer Qi stagnasyonu (durgunlaşması) : Bunda etkilenen karaciğer meridyenidir ve en sık yaşanan duygusal stresler neden olur. Hastalarda adet öncesinde, depresyon, ve melankoli,; öfke patlamaları, huzursuzluk, sinirlilik , anksiyete (kaygı), göğüste dolgunluk hissi, kaburgaların altında ağrı ve gerginlik ve baş ağrısı olabilir. Oldukça yoğun ve erken adet kanamaları olabilir. Muayenede hastaların dillerinin üzerinde ince bir pas vardır. Nabızları ince tel gibi hissedilir. Şikayetler genellikle adetten önce görülür ve adet başladıktan sonra normale döner. Yapılacak akupunktur tedavisi ile bu meridyendeki enerji dolaşımının yeniden normal hale getirilmesi amaçlanmaktadır.
- Kalp Kan eksikliği : Kronik hastalıklar ve aşırı kan kayıpları bu tip klinik formun ortaya çıkmasına neden olur. Klinik semptomlar, adetle beraber görülen duygusal değişiklikler, üzüntü, yorgunluk, tutarsız konuşma, uyuşukluk, çarpıntı hissi, uykusuzluk, hafıza zayıflığı, ifadesiz bir yüz, donuk soluk renkli cilt , açık kırmızı renkli ve az miktarda adet kanaması. Muayenede hastaların dilleri soluk renklidir ve üzerinde beyaz renkli bir pas vardır. Nabızları ince ve derinde hissedilir.
- Balgam-ateş formu : Bu tip klinik forma genellikle kronik ruhsal travmalar, aşırı miktarda tüketilen yağlı, baharatlı ve sıcak yiyecekler neden olur. Bu hastalarda, anksiyete, baş ağrısı, adetten önce uykusuzluk, ajitasyon, tutarsız konuşma, kırmızı yüz, kanlı gözler, göğüste baskı hissi, öfke patlamaları, iştahsızlık, kabızlık olabilir. Muayenede hastalrın dillerinin üzerinde sarı renkli yapışkan bir pas vardır. Nabızları ince kaygan ve hızlı hissedilir. Bu şikayetlerin çoğu, adetten önce yoğunlaşır ve adetle beraber normale döner.
- Karaciğer kan eksikliği : Bu hastalar adetten önce depresif ve ağlamaklı olur. Karında ve göğüslerde hafif gerginlik olur. Adetleri azdır, yorgunluk, kötü hafıza, uyku bozuklukları olur. Hafif baş dönmesi ve donuk soluk cilt rengi vardır. Dilleri soluk renklidir. Özellikle yan taraflarda. Nabızları genelde iyi, bazen değişkendir
- Karaciğer ve Böbrek Yin Eksikliği : Adetten önce huzursuzluk ve göğüslerde hafif gerginlik, (ara sıra adetten sonra görülür), dizlerde ve sırtta ağrı, baş dönmesi, bulanık görme, kötü hafıza, uykusuzluk, kuru gözler ve boğaz, avuç içlerinde ayak tabanında ve göğüste sıcaklık hissi vardır. Hastaların dilleri kırmızı renklidir ve üzerinde pas yoktur. Nabızları değişkendir.
- Dalak-Böbrek Yang Eksikliği : Hastalarda depresyon ve hafif premenstrüel gerginlik, abdominal bölgede ve göğüslerde hafif gerginlik, sırt ağrısı, soğuk hissetme, sık soluk renkli idrara çıkma ve cinsel istekte azalma ve vardır. Dilleri soluk renkli ve şişmiştir. Nabızları derinde ve zayıf hissedilir.
Akupunktur tedavisi planlanırken, hastaların yukarıda geleneksel Çin tıbbına göre tanımlanmış klinik formlardan hangisine uyduğu tespit edilir. Oluşturulacak protokol ile ilgili olduğu meridyendeki enerji düzensizliği giderilerek hastaları kalıcı olarak şifa bulması sağlanır.
Tedavinin sıklığı ve süresi tamamen rahatsızlığın yaşandığı süre ile alakalıdır. Kısa süreli vakalar akupunktur tedavisine kısa sürede cevap verirken (6-8 hafta), daha uzun süreli olanların akupunktur tedavisine cevap vermesi biraz daha uzun sürebilir (3-6 ay).
Siz de bugüne kadar yapılan tedavilerden bir fayda görmediyseniz, uzak doğuda binlerce yıldır yapılan akupunktur tedavisinden fayda görebilirsiniz.
Resim kaynağı: https://www.gesundheit.gv.at
