Astım
Astım doğuştan ve çevre faktörlerinden de gelebilir. Eğer derhal doktora başvurulmazsa ölümcül sonuçlara yol açabilir. Hastalarda zaman zaman hırıltı solunum, nefes darlığı ve öksürük olur.
Bazı durumlar astım belirtilerinin çok artmasına sebep olur. Bunlar: mikrobik hastalıklar, soğuk hava, kirli hava, sigara dumanı, allerji yapıcı maddeler (allerjenler), egzersiz ve psikolojik bozukluklardır.
Astım Belirtileri
Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Bu durumda hastalarda ağır bir nefes darlığı olur.
Astımı belirtilerin şiddetine göre hafif aralıklı, hafif süregen, orta süregen ve ağır süregen olarak sınıflamak mümkündür. Astımın tanısında muayene bulgularının yanı sıra, kanda IgE’nin ve eozinofil adı verilen akyuvarın sayısının yüksek bulunması, solunum testlerinde soluk borusunda daralma olduğunun gösterilmesi ve deri testleri ile hastaların neye karşı alerjisi olduğunun gösterilmesinin çok büyük bir rolü vardır.
Geleneksel Çin Tıbbı (GÇT) Açısından Astım
Astım, “xiao chuan” olarak tanımlanır. Kısaca “Xiao” hırıltılı solunum, “chuan” nefes darlığı anlamına gelir. GÇT astımı, tedavisi birbirinden farklı, iki farklı hastalık olarak sınıflandırır.
Xiao, nefes alıp verme esnasında ses duyulması, artmış solunum hızı, yatar pozisyonda zor nefes alıp verme ile kendini gösterir.
Chuan ise nefes darlığı, hava alıp verebilmek için hastanın ağzının sürekli açık olması ve omuzların yukarı kalkması, yatar pozisyonda zor nefes alıp verme ile kendini gösterir. Hırıltılı solunumu (xiao) olan hastaların genellikle nefes darlığı da vardır. Ancak nefes darlığı olanların hırıltılı solunumu olmayabilir.
GÇT açısında astım atağını başlatan birçok faktör vardır. Bunların içinde, dıştan gelen patojenik faktörler (soğuk, sıcak, nem, rüzgar, polenler, sigara dumanı ve diğer allerkenler), diyet, emosyonel faktörler, konjenitel olarak zayıflık ve kronik hastalıklar sayılabilir.
Çiğ ve soğuk gıdaların fazla miktarda tüketilmesi, dalak meridyeninde hasara neden olur, ayrıca balgam üretiminin artmasına ve sıvı dolaşımın durgunlaşmasına neden olur. Çok tatlı ve yağlı gıdalar da vücutta balgam oluşmasını arttırır. Balık, yengeç, istiridye ve diğer deniz ürünleri astım ataklarını başlatabilir.
Astımı olan çocuklarda genellikle böbrek Qi eksikliği vardır. Çok sık akciğer enfeksiyonu geçiren çocuklarda akciğer meridyeninde eksiklik olabilir.
Patoloji
GÇT açısından astımın sebebi balgamdır. GÇT’ye göre vücutta suyun akışı akciğer, dalak ve böbrek tarafından kontrol edilir. Bu üç organdaki Yin/Yang dengesinin bozulması dolaşan sıvının durgunlaşmasına, dolayısıyla akciğerlerde balgam oluşumuna ve birikmesine neden olur. Akciğerde biriken bu balgam astım ataklarının esas sebebidir.
Teşhis
1. Astım Atağı:
Astım atağı, hastalığa bağlı şikayetlerinin ani olarak fazla miktarda görüldüğü dönemler olarak kabul edilir. Burada asıl önemli olan sebebe yönelik olarak değil, o anda hastanın şikayetlerinin azaltılmasına yönelik tedavidir. Astım atağı tedavisinde amaç nefes darlığına ve hırıltılı sonulunma neden olan yukarı doğru çıkan akciğer Qi sinin azaltılması ve balgamın eritilmesidir.
1a. Soğuğa Bağlı Astım:
Soğuk akciğeri etkilediği zaman, akciğer meridyenideki Qi nin normal akışı bozulur. Böylece hastaların sık nefes alıp verme, nefes darlığı, göğüste sıkışma, baskı ve boğulma hissi olur. Akciğerin su pasajını kontrol etme fonksiyonu, dolayısıyla balgamın çeklide bozulacaktır.
Klinik olarak, balgam boğazda çok ince ve tiz ronküs ve yapışkan köpüklü balgam olarak kendini gösterir.Bu balgamı çıkarmak odukça zordur. Miktarı az olabildiği gibi aşırı da olabilir. Titreme, soğuğa karşı hassasiyet, terlemenin olmaması, baş ağrısı, vücutta ağrılar, grimsi, siyanotik cilt rengi görülür.
Tedavide akciğerin sedasyonu ve balgamın uzaklaştırılması için akupunktur protokolu düzenlenir. Vücudun belirli bölgelerindeki akupunktur noktalarına ince iğneler yerleştilir. bu iğneler 30 dakika yerinde bırakılır, daha sonra çıkarılır
1b. Sıcağa Bağlı Astım:
Sıcak akciğeri etkilediği zaman, akciğer Qi yi kontrol etme fonksiyonunu daha fazla devam ettiremez. Hastalarda öksürük nöbeti, göğüs kafesinde gerilme ve tıkanma hisseder. Aynı zamanda hastaların, hırıltılı solunum, dinlemekle çıtırtılı ve nemli ral, boğazda gürleme sesi ile kendini gösteren balgam şikayeti olur. Bu balgamı çıkarmak zordur.
Balgam genellikle yeşil renklidir, fakat ısının belirgin olmadığı vakalarda beyaz olabilir. Nefes alıp vermeye yardımcı olmak için hastaların omuzlarını kaldırması sık görülür. Ateş, huzursuzluk, terleme, baş ağrısı, su içme isteği olan susuzluk, kırmızı yüz, soğuktan hoşlanmama ile beraber olan ateş, ısıya bağlı astımın bazı semptomlarıdır.
Isıya bağlı astımın akupunktur ile tedavisinde amaç, balgamı dağıtmak, ısıyı temizlemek, yükselen Qi yi azaltmaktır.
1c. Eksikliğe Bağlı Astım:
Böbrek eksikliği olan ve tekrarlayan astım atakları olan hastalar oldukça fazladır. Bu hastalarda, akciğerdeki balgama bağlı olarak tekrarlayan veya devamlı hırıltılı solunum (egzersizden sonra artan), zor nefes alma, kolay nefes verme, gırtlakta hırıltı sesi, dinlemekle tiz sesli ronküsler, dışardan duyulan hırıltı sesi, nefes darlığı, köpüklü balgam ve boğaz kuruluğu vardır.
Böbrek Qi ve Yang eksikliğine bağlı olarak böbrek havayı yakalayamadığı ve tutamadığı için zor nefes alma durumu vardır. Ek olarak hastaların akciğer veya dalak eksikliği olabilir. Akciğer eksikliği spontan terleme, rüzgara karşı hasssasiyet ile kendini gösterirken, dalak eksikliği artmış balgam ve tükürük sekresyonu ile kendini gösterir. Hastalar kırmızı yanaklıdır. Dili kırmızı renklidir ve üzerinde çok az kab vardır. Nabız ip gibi ve hızlıdır.
2. Düzelme Döneminde:
Bu dönemde hastalar, nefes darlığı, hırıltılı solunum gibi semptomları göstermez. Bu dönemde yapılacak tedavi ilgili olduğu organların (akciğer, böbrek, dalak) eksiklikliklerinin giderilemesine odaklanır.
2a. Akciğer Eksikliği
Akciğer eksikliğine bağlı astımı olan hastaların şikayetleri genellikle, hava durumu değişikliklerine, viral enfeksiyonlara veya bilinen allerjenlere maruz kalındığında ortaya çıkar. Hastalığın ön belirtileri, hapşırma, geniz tıkanıklığı ve burun akıntısıdır.Düzelme döneminde hastaların nefes darlığı ve hırıltılı solunum şikayetleri oldukça azdır. Balgam açık renkli veya beyaz, az miktarda veya yapışkandır. Rüzgara karşı hassasiyet ve spontan (kendiliğinden) terleme, akciğer Qi eksikliğinin iki ana belirtisidir. Bu grup hastaların genellikle immün sistemleri oldukça zayıftır ve gribal enfeksiyonlara çabuk yakalanırlar.
Tedavide akciğer Qi eksikliğini düzeltmek ve güçlendirmek için akupunktur noktaları kullanılır.
2. Dalak Eksikliği
Dalak eksikliğine bağlı astımı olan hastaların şikayetleri genellikle soğuk, acı ve uygun olmayan gıdaların tüketilmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Düzelme döneminde, ara sıra nefes darlığı, yorgunluk, iştah bozukluğu karında gerginlik, özellikle yağlı ve kızarmış gıdaların alınmasından sonra ortaya çıkan ishal görülebilir. Balgam beyaz renkli, kalın ve çok miktardadır.
Tedavide dalak eksikliğine gidermek ve güçlendirmek için akupunktur noktaları kullanılır.
2c . Böbrek Eksikliği
Bu grup hastalar genellikle çok yaşlı ve çok uzun süren kronik astım hikayesi vardır. Bu kategorideki hastaların böbrek yang eksikliği, yin eksikliğinden daha fazladır Bu grup hastaların astım ataklarını genellikle hava sıcaklığındaki, yaşam şeklindeki ve çevredeki anlık değişiklikler tetikler.
Böbrek yang eksikliği ve yin eksikliği semptomları ; Kısa ve hızlanmış solunum, nefes almadan daha uzun süren nefes verme dönemleri, derin nefes almadan sonra rahatlama, kesik kesik nefes alma, köpüklü, yapışkan balgamla birlikte öksürük, zayıf görünüm, belde ve dizlerde zayıflık, egzersizden sonra görülen dispnedir.
Böbrek yang eksikliğinde yukardaki semptomlara ek olarak, spontan terleme, el ve ayakların soğuk olması, soluk yüz, ödem, soluk, gergin ve yumuşak dil, yavaş nabız vardır.
Böbrek yin eksikliğinde ise hastalarda yanaklarda kırmızılık, boğaz kuruluğu, huzursuzluk, terleme, vardır.
Astım Tedavisi
1. Medikal Tedavi
Bilimsel tıp açısından astımın tedavisinde çoğunlukla inhaler adı verilen medikal cihazlar kullanılır. İnhaler kullanımı ile lokal etki yaratılır ve daha düşük dozla daha fazla etki elde edilir. Bu şekilde sistemik yan etkilerin önüne geçilmeye çalışılır.
Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır:
Birinci grup ilaçlara rahatlatıcı ilaçlar adı verilir (salbutamol, terbutalin gibi sempatomimetikler). Kriz esnasında veya belirtiler başladığında kişi inhaler’i ağzına götürür ve soluk alma (inspirasyon) sırasında inhaler’i sıkar.
İkinci grup ilaçlar astımdaki temel sorun olan hava yolundaki iltihabın azaltılmasına yöneliktir. Bunlar da solunum yoluyla alınan kortikosteroidler, kromolin sodyum, teofilin ve lökotrien reseptör antagonistleridir. Her iki grup ilaçta inhaler tercih edilir.
Alerjik astımlı hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ve korunma yöntemleri etkili olmamakta ve aşı tedavisi (immünoterapi) gerekli olmaktadır. Astım, özellikle çocuklarda hafif bir tablo gösterirse belirtiler (%50-%60) tamamen kaybolabilir. Ancak yetişkin astımlıların belirtileri çoğu kez ömür boyu kalıcıdır.
2. Akupunktur Tedavisi
Düzelme dönemlerinde yapılacak akupunktur tedavisi altta yatan eksikliğin giderilmesi ve güçlendirilmesi, balgamın giderilmesi ve astımın düzeltilmesi amacı ile yapılır. İğneler protokolde belirlenen noktalara yerleştirildikten sonra yaklaşık 20-30 dakika yerinde bırakılır. Daha sonra çıkarılır. Tedavi hastanın şikayetlerinin durumuna göre haftada bir veya iki seans yapılır. Tam bir sonuç alınabilmesi için 4-6 hafta tedavi düzenli olarak yapılmalıdır.
Gerekirse kulak akupunktur noktaları tedaviye eklenebilir. Bu iğneler kalıcı iğnelerdir. Yaklaşık 6 gün kulakta kalır. Tedaviye gelmeden bir gün önce çıkarılır. Tedavi günü yenisi takılır.
